Yurtdışı Marka Tescili

Ülkemizde 1995 yılında çıkartılan marka ve patent kanunlarıyla marka tescili konusu gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Artık marka tescilinin önemini bilmeyen kalmadı. 10 sene önce yılda ortalama 10 bin marka başvurusu yapılırken, 2000-2001 yıllarında ekonomik krize rağmen yılda 28.000 adet marka başvurusu yapılmıştır. 2005 yılında 59.000 adet , 2006 yılında ise 67500 adet marka başvurusu yapılmıştır. Bütün bunlar ülkemizde marka bilincinin giderek yerleşmeye başladığını göstermektedir.

MARKA YATIRIMINDA İLK ADIM: TESCİL

Markalaşmanın en önemli kısmı ise "tescilli bir markaya sahip olmak" ve "bu markaya yatırım yapmak"tan geçmektedir. Markasız İhracat Risktir
Firmaların ihracat yaptıkları ülkelerde markalarını mutlaka tescil ettirmeleri gerekmektedir. İhracat yapılan ülkede markamız bir başka firma adına tescilli ise ?gümrüklerde mallara el konulması? riski bulunmaktadır. Böyle bir durumda tescilsiz bir marka ile ihracat yapmak , yüzbinlerce hatta milyonlarca dolara mal olabilir.

YURT DIŞI MARKA TESCİLİNDE DEVRİM

Kısa bir süre öncesine kadar ihracat yapan firmalarımız , yabancı ülkelerde markalarını tescil ettirmek için ülke başına ortalama 1.000 ila 3.000 $ arasında değişen ücretler ödemekteydi. Bu durumda bir çok ülkeye ihracat yapan bir firmaya yurt dışı marka tescili onbinlerce dolara mal olmaktaydı. Ülkemizin 01.01.1999 tarihinde "Madrid Protokolü'ne" girmesi, yurt dışı marka tescilinde devrim yapmıştır. 27 Aralık 2006 tarihi itibariyle Botswana ve Özbekistan'ın da üye olmalarıyla Madrid Protokolü üye sayısı 70 ülkeye çıkmıştır. 15 Nisan 2007'de Azerbaycan'ın Madrid Protokolüne üye olmasıyla üye sayısı 71'i bulmaktadır. Madrid Protokolü ile 71 ülkenin tümüne başvurulduğunda toplam maliyet 11.000 $ civarında tutmaktadır. Madrid Protokolü kullanılmamış olsaydı en iyimser rakamla ülke başına ortalama 1.500$'dan 71 ülke için bu rakam 106.500$ olurdu. Bu protokolle; üye ülkelere ihracat yapan firmalar, markalarını en uygun maliyetle tescil ettirme olanağına kavuşmuşlardır.
Ortadogu Patent olarak; firmalarımıza sadece Türkiye pazarını değil, dış pazarları da düşünmelerini öneriyoruz. Firmalarımız, en az 5 yıllık bir sürede hangi ürünleri üretebileceklerse markalarını o kapsamda tescil ettirmelidirler. Yine 5 yıl için hangi ülkelere mallarını satabileceklerse o ülkelerde de markalarını tescil ettirmelidirler.

MARKANIZI RİSKE ATMAYIN

"Biz ihracat yapalım, markamızı o ülkede tutturursak nasıl olsa tescil ettiririz" şeklinde bir yaklaşım markanızı gereksiz yere riske atmaktır. Markanız o ülkedeki bir başkası tarafından tescil edilebilir. Böyle bir durumda ya söz konusu marka onbinlerce dolar verilerek satın alınmak ve ya lisans ücreti ödenmek zorunda kalınacaktır.

GARANTİ MARKALARI

Marka sahibinin kontrolü altında, birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini, üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti etmeye yarayan işaretlerdir. Garanti Markalarına en iyi örnek; Uluslar arası Yün Birliği' ne ait "WOOLMARK" markası, Türk Standartları Enstitüsü tarafından, firmalara verilen standartlara uygunluk belgesiyle kullanılan TSE markası, ISO 9000, CE işareti, Zürich Üniversitesi tarafından diş çürümesine yol açmayan cikletler üzerinde kullanılan özel tasarımlı

MADRİD SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ

Markanız Türkiye'de tescilli olmalı veya tescil işlemleri devam etmekte olmalıdır.
Türkiye?deki markanın tescil kapsamının aynısı için başvurmak gerekmektedir.
Uluslararası tescil belgesi , ortalama 4-6 ay arasında gelmekte ve bu aşamadan sonra tescil istenilen ülkelerde marka tek tek incelenmektedir. Marka tescilinin kesinleşme süresi ise yaklaşık olarak 18 aydır.
Belirlenmiş ülke patent Ofisleri, uluslararası marka başvurularına ilişkin redlerini, seçmiş oldukları 12 veya 18 aylık zaman limitleri içerisinde WIPO'ya bildirmekle yükümlüdürler. Türkiye'nin seçmiş olduğu red bildirim süresi 12 aydır. Belirlenen zaman limiti içerisinde red kararı WIPO'ya bildirmezse marka ilgili ülkede tescil edilmiş sayılır. Başvuru sahibinin ilgili ülkenin yayına veya tescile ilişkin bir karar beklemesine gerek yoktur, bahsedilen 12 veya 18 aylık süre içerisinde herhangi bir red kararının gelmemesi, başvurunun sözkonusu ülkede tescil edildiği anlamına gelir.
Türkiye'deki marka tescil başvurusu red edilirse , uluslararası tescil başvurusu da red edilir. Bu nedenle Türkiye'de tescilli olmayan ancak işlemde olan bir markaya uluslararası marka tescil müracaatında bulunurken Türkiye'de markanın red edilme ihtimalinin bulunup bulunmadığı iyice araştırılmalıdır. Madrid Sisteminde de markanın koruma süresi 10 yıldır.

ORTADOGU PATENT SİZİN İÇİN VAR

Ortadogu Patent olarak amacımız ihracat yapan en küçük firmalarımızın bile markalarının yurt dışında tescil ettirilerek korunması ve uluslararası pazarlarda markalaşmalarının sağlanmasıdır. Bu konuda firmalarımıza bütün kolaylıklar sağlanacaktır. Madrid Protokolü ve markalarla ilgili bütün konularda firmamızı aradığınızda telefonla veya firmanıza gelerek en kısa zamanda danışmanlık hizmeti verilecektir. Aşağıdaki ekteki formda Madrit Protokolüne üye ülkelerin listesi bulunmaktadır. Bu formu doldurup , tescil istediğiniz ülkeleri işaretleyip gönder butonuna bastığınızda , işaretlenen ülkelerde Madrit Protokolüne göre markanızın resmi tescil maliyeti ve vekilik ücreti size en kısa sürede bildirilecek ve isteğiniz halinde , bu form üzerinde tescil sözleşmesinin kabul edilmesiyle birlikte tescil işlemlerine hemen başlanacaktır.

MADRİT PROTOKOLÜNE GÖRE ULUSLARARASI MARKA BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ BELGELER:

- Faaliyet Belgesi
- Vekaletname.
- Marka Örneği (Markanın Türkiye'deki marka tescil belgesinde veya başvurusunda yer alan örneğin aynısı olacaktır.)